Ankara'da işe iade sürecinde önemli karar alındı. Burcu K'nin patronu 450.000 lira tazminat ödemesine karar verildi. Tüm detaylara haberimizi okuyarak ulaşabilirsiniz.
İşverenler, iş ilişkisini sonlandırmadan önce işyerinde verimliliği artırmanın ve sürekliliği sağlamanın yollarını düşünmelidir. Ancak müvekkilimin herhangi bir eğitimi yoktu ve fesih son çare olarak görülmedi. İşverenler objektif standartlar belirlemeli, bunları çalışanlara aktarmalı ve gerekli eğitimi sağlamalıdır. Aksi takdirde, herhangi bir tazminat veya işe iade talebi sorgulanacaktır" ifadelerini kullandı. Yılmazel, işe iade davalarında sürelere ve prosedürlere uyulması gerektiğini vurguladı. Yılmazel, davanın işten çıkarılma tarihinden itibaren bir ay içinde açılması gerektiğini, arabuluculuğun zorunlu olduğunu, şikayetten itibaren en geç iki hafta içinde arabulucu aleyhine dava açılması gerektiğini söyledi. Yılmazel, süre şartı yerine getirilmediği takdirde davanın reddedilebileceğini, davanın kabul edilmesi durumunda işverenin ayda toplam 4 brüt ödeyeceğini vurguladı, işe iade edilmemesi durumundaysa 8 aylık brüt ücreti ödenmesi gerektiğini söyledi. Kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, fazla mesai ücreti gibi yükümlülüklerin yerine getirilmesi gerektiğini de ifadelerine ilave etti.
ÇALIŞANINA 450.000 TL ÖDEYECEK
Ankara'da beş senedir satış müdürü olarak çalışan Burcu K, performans düşüklüğü nedeniyle tazminat verilmeden işten çıkartıldı. Ancak Ankara Altıncı İş Mahkemesi, Burcu K.'nin işe iade başvurusunu kabul ederek işverene önemli yükümlülükler yükledi. Mahkeme, işe iade kararının uygulanmaması halinde, işverenin Burcu K.'ye sekiz aylık brüt maaşı, yıllık izin ücreti, kıdem tazminatı ve ihbar tazminatı dahil olmak üzere toplam 450.000 lira ödeme yapmasına karar verdi. Kararın gerekçesinde, işverenin performans değerlendirme sisteminin bulunmadığı ve kararın yalnızca davacı avukatının sunduğu “saha kanalı hedef tablosu”na dayanılarak verildiği belirtildi. Bu tablo Burcu K.'ye önceden iletilmedi ve performans değerlendirmesi için objektif kriterlerin aranmadığın altı çizildi. Mahkeme ayrıca düşük performans nedeniyle telafi edici bir eğitim verilmediğine de karar verdi. Mahkeme, işverenlerin performansı objektif özelliklere dayanmadan, yalnızca kendi hedeflerine göre değerlendirmelerinin hukuka aykırı olduğuna karar verdi. Burcu K.'nin avukatı Senem Yılmazel, işverenlerin, çalışanları düşük verimlilik sebebiyle işten çıkarmadan önce objektif kriterler oluşturması ve bu kriterleri çalışanlara iletmesi gerektiğini söyledi. Yılmazel, "Performans düşük olduğunda şu adımları atmak gerekiyor: Neden düşük ve nasıl yükseltilebilir? İş kanunları çalışanların lehine yorumlanıyor ve işten çıkarma son çare oluyor.
İşverenler, iş ilişkisini sonlandırmadan önce işyerinde verimliliği artırmanın ve sürekliliği sağlamanın yollarını düşünmelidir. Ancak müvekkilimin herhangi bir eğitimi yoktu ve fesih son çare olarak görülmedi. İşverenler objektif standartlar belirlemeli, bunları çalışanlara aktarmalı ve gerekli eğitimi sağlamalıdır. Aksi takdirde, herhangi bir tazminat veya işe iade talebi sorgulanacaktır" ifadelerini kullandı. Yılmazel, işe iade davalarında sürelere ve prosedürlere uyulması gerektiğini vurguladı. Yılmazel, davanın işten çıkarılma tarihinden itibaren bir ay içinde açılması gerektiğini, arabuluculuğun zorunlu olduğunu, şikayetten itibaren en geç iki hafta içinde arabulucu aleyhine dava açılması gerektiğini söyledi. Yılmazel, süre şartı yerine getirilmediği takdirde davanın reddedilebileceğini, davanın kabul edilmesi durumunda işverenin ayda toplam 4 brüt ödeyeceğini vurguladı, işe iade edilmemesi durumundaysa 8 aylık brüt ücreti ödenmesi gerektiğini söyledi. Kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, fazla mesai ücreti gibi yükümlülüklerin yerine getirilmesi gerektiğini de ifadelerine ilave etti.








