Milyonlarca kiracıyı etkileyen kararı Yargıtay onayladı. Bunu yapmayan kiracılar ek kira ödemek zorunda olacak. Tüm detaylara haberimizi okuyarak ulaşabilirsiniz.
“Bu durumda anahtarların borçlu tarafından teslim edildiği İcra ve İflas Kanununun 269/c(1) maddesinde belirtilen belgelerle ispat edilemeyeceğinden, alacaklıdan gelen bildirim tarihi delil olarak kabul edilmelidir. Tahliye tarihi, borçlunun kiralık mülkü boşalttığını ve anahtarların ev sahibine teslim edildiğini gösterir. Kiralananın tahliye edildiğinin ve anahtarın da kiralayana teslim edildiğinin borçlu tarafından İİK’nın 269/c maddesinin 1. fıkrasında yazılı belgelerle ispatlanması gerekmektedir. Anahtarın teslim edildiği borçlu tarafından İİK’nın 269/c maddesinin 1. fıkrasında yazılı belgelerle ispatlanamadığından alacaklı tarafınca bildirilen tarihin tahliye tarihi olarak kabul edilmesi gerekir. Bu çerçevede, çeşitli gerekçelere ve nedenlere dayanarak direnme kararının bozulması gerekmiştir."
KİRADAYSANIZ FAZLADAN KİRA ÖDEYEBİLİRSİNİZ
Milyonlarca kiracıyı etkileyen kararı Yargıtay onayladı. Bunu yapmayan kiracılar ek kira ödemek zorunda kalacak. Kiracı-ev sahibi anlaşmazlıklarının arttığı bir dönemde avukatlar, "anahtar teslim edilmedikçe kira sözleşmesi feshedilmez" ilkesi gereği, yüksek kiralardan dolayı evlerini terk eden kiracıların anahtarları ev sahiplerine teslim ettiklerini belgelendirmeleri gerektiğini ifade ediyor. Uzun senelerdir kirada oturan M.K. evini boşalttıktan sonra anahtarı ev sahibine verdiğini kanıtlayamadığından dolayı şoklar içerisinde kaldı. M.K.'nin ev sahibi 11 aylık kira bedelini isteyerek icra talebi başlattı. Bunu öğrenen kiracı hukuki yollara başvurarak hakkını savundu. Kiracı, kiranın ödenmediği iddiasına yanıt olarak, kira sözleşmesine uygun olarak sözleşmenin feshedildiğini ve kiranın zamanında ödendiğini söyledi. Kiracı, tahliye edildikten 11 ay sonra kirayı ödemediği için ev sahibinin taleplerinin mantıksız olduğunu iddia etti. Kiracı ayrıca alacaklının kötü niyetli davrandığını ileri sürerek, alacak tutarının en az yüzde 20'si oranında kötü niyet tazminatı ödenmesini de istedi. Bu kararda şu ifadeler dikkate alındı:
“Bu durumda anahtarların borçlu tarafından teslim edildiği İcra ve İflas Kanununun 269/c(1) maddesinde belirtilen belgelerle ispat edilemeyeceğinden, alacaklıdan gelen bildirim tarihi delil olarak kabul edilmelidir. Tahliye tarihi, borçlunun kiralık mülkü boşalttığını ve anahtarların ev sahibine teslim edildiğini gösterir. Kiralananın tahliye edildiğinin ve anahtarın da kiralayana teslim edildiğinin borçlu tarafından İİK’nın 269/c maddesinin 1. fıkrasında yazılı belgelerle ispatlanması gerekmektedir. Anahtarın teslim edildiği borçlu tarafından İİK’nın 269/c maddesinin 1. fıkrasında yazılı belgelerle ispatlanamadığından alacaklı tarafınca bildirilen tarihin tahliye tarihi olarak kabul edilmesi gerekir. Bu çerçevede, çeşitli gerekçelere ve nedenlere dayanarak direnme kararının bozulması gerekmiştir."








