Reklam
Reklam

CHP'den ilk Açıklama Geldi, "Kim olursa olsun, kul hakkını yedirmeyiz"

Bugün yapılması planlanan ancak Millet İttifakı Grubu’nun boykot ederek katılmadığı Menemen Belediye Başkanvekilliği Seçimi ile ilgili olarak açıklama yapan CHP’li Deniz Karakurt “yapılması gereken iş, mahkeme kararının sonucunu beklemektir. Demokratik tepkilerimizi ortaya koymazsak bundan sonra yapılacak her adımdan sorumlu oluruz. Bütün CHP’lilerin verdiği oylardan sorumlu oluruz. Ben bütün halkımızın bu davadan rahatsız olduğunu düşünüyorum. Süreci sonuna kadar karşı koyacağız ve direneceğiz Mahkeme kararına saygılıyız ama hukuksuzluğa asla saygımız yok” dedi.

04 Ocak 2021 - 18:13 - Güncelleme: 05 Ocak 2021 - 15:12

CHP'den ilk Açıklama Geldi, "Kim olursa olsun, kul hakkını yedirmeyiz"

İzmir 2. İdare Mahkemesi’nin Menemen Belediye Başkanvekilliği seçiminin kura bölümünün yürütmesini durdurma kararının ardından İzmir Valiliği’nin seçim yeniden yapılması yönünde gönderdiği yazı sonrası gözler Menemen’e çevrildi.

Seçimin bugün meclis toplantısında yapılması beklenirken meclisteki çoğunluğu elinde bulunduran Millet İttifakı Grubu’nun boykot kararı sonrası kura yapılamadı ve meclis üç gün sonraya ertelendi.

Yaşanan gelişmelerin ardından Menemen İlçe Örgütü’nde buluşan Millet İttifakı gurubu yaşanan süreç ile ilgili gelişmeleri değerlendirdi.

ADALETE VURULAN DARBE!
Cumhuriyet Halk Partisi Menemen İlçe Başkanı Turan Erdoğan, tarafından yapılan açıklamada “Menemen Belediyesi’nde yaşanan olumsuzluklara ‘kim olursa olsun, kul hakkını yedirmeyiz, kamu mallarına zarar verilmesine asla izin vermeyiz’ inancıyla müdahale etmiş, seçilen başkan ile yollarını ayırmıştır. Konu yargıya intikal etmiştir ve hâlihazırda hukuki süreç devam etmektedir. Kişi hak ve özgürlüklerini, çoğulcu demokrasiyi, hukukun üstünlüğünü, herkes için adaleti savunan CHP, yargının vereceği kararı beklemektedir. Yaşanan bu gelişmeler üzerine, yasa gereği Meclis Üyeleri arasında Menemen Belediyesi Başkan Vekili seçimine gidilmiştir. Seçimin bir parçası olan 'kura' çekimiyle CHP Adayı Avukat Deniz Karakurt seçilmiştir.  Seçim her iki ittifakın uzlaşısı ile şeffaf, kayıt altına alınan ve milyonlarca kişinin canlı izlediği şekilde tamamlanmıştır. AKP adayı seçim sonucunu hazmedememiş olacak ki 'kura' yöntemini gerekçe göstererek 'seçimin iptalini' istemiştir. İlgili mahkeme de davacının asıl isteğini yani 'seçimin iptalini' kenara itip sadece 'kura' kısmının yenilenmesine karar vermiştir. Verilen bu karar, davacının isteğini ve seçim bütünlüğünü bozmuştur. Bu da Menemen Halkının iradesine yargı eliyle fütursuzca yapılan bir müdahaledir.  Hukukun işleyişine ve  adalete vurulan bir darbedir” diye konuştu.

“ARAÇ OLARAK KULLANDIKLARI DEMOKRASİ KILIFLARI PARÇALANDI”
Erdoğan, “Daha vahimi ise hukuki süreç neticelenmeden, nihai karar beklenmeden bir acelesi varmış gibi  kura çekimi hemen gerçekleştirilsin dayatmasıyla Valilik devreye girmiştir. Bu tutum ise AKP’nin müdahaleci siyasi iktidarının alışılmış hukuksuz- gasp girişimine çanak tutmaktan başka bir şey değildir. Cumhuriyet Halk Partisi, Millet İttifakının ve demokrasi güçlerinin yüzde 54 gibi ezici bir çoğunluğu olan seçmen iradesini, bir oldubittiyle el koymaya çalışan AKP ye  vermeyecektir.  Menemen halkı, demokratik usullerle, cumhuriyet değerlerini yaşatan Kubilay ruhuyla bu iradesine sahip çıkacaktır. Menemende, muktedirlerin bu hukukuna rağmen, demokrasi kazanacaktır, menemen halkı kazanacaktır. Diğer taraftan AKP ilçe yönetimi de seçim esnasında  bir cambaz maharetiyle sahnelediği alicengiz oyununu 180 bini aşkın Menemenlinin gözünün içine baka baka iradesini gasp etmek için kullandığı görülmüştür.Zira, kura çekiminde kullanılan araçlar AKP gurubunun talebidir. Hatta fanus ve kırmızı topları bizzat kendileri getirmişlerdir. Bu araçlarla kura çekimi oylanmış, meclis de buna onay vermiştir. Kendi yaptıklarına  itiraz etmeleri açık açık kirli bir oyun içinde olduklarının göstergesidir. Bu tutarsızlığıyla AKP, kendisine oy vermiş Menemenlilerin dahi vicdanını yaralamıştır. Bizde her platformda AKP'nin bu ikiyüzlülüğünü deşifre etmeye, kamuoyu bilgisine sunmaya devam edeceğiz. Seçim tekrarlansın, başkan vekili seçilsin. Menemenlinin istediği budur. Neden bu istekten kaçıyorlar. Artık halka karşı, rantçı, takkiyeci, yandaşçı, talancı, yalancı yüzlerini gizleyemez olmuşlardır. Araç olarak kullandıkları 'demokrasi kılıfları da' parçalanmıştır. Yerel seçimlerde yaşadıkları kayıplar da kimyalarını bozmuş, morallerini altüst etmiştir. Tükeniyorlar ve  gidici olduklarını onlarda görüyor. AKP 'nin, Menemende seçimden kaçıp kuraya sığınmasının acizce çırpınışı bu yüzdendir.  Her halükarda Menemen Halkının, Seçmeninin iradesine sahip çıkmak, demokrasiyi korumak, hukukun üstünlüğünü egemen kılmak, eş ve eşit yurttaş olmayı sağlamak Cumhuriyet Halk Partisinin boynunun borcudur” açıklamasında bulundu.

KARAKURT: MAHKEME KARARINA SAYGILIYIZ AMA…
Toplantıda konuşan Deniz Karakurt ise, “Bugünkü toplantıya katılmama sebebimiz herhangi bir şeyden kaçmak değildir. Bu ülkede yaşanan hukuksuzluklara tepi göstermenin demokratik yoludur. Bu kuranın üç gün sonra tekrarlanacağı biliyoruz ve o toplantıya katılacağız. Bu hukuksuz gidişe bir ‘Dur’ dememiz lazım. Biz bu süre içerisinde idare hukukundaki profesörlerden bir mütalaa aldık. Bunun sonuç kısmında şu ifadelere yer veriliyor; ‘Menemen Belediye Başkan Vekili seçimi sırasında uygulanan kura yönetimine ilişkin şekil usul sakatlığı esası etkili olmayan bir sakatlıktır ve işlemin iptalini gerektirmemektedir. 2. sonuç, davacının (AK Parti Adayı Aydın Pehlivan) seçime ilişkin karşı oy kullanmamış olması nedeniyle menfaat ihlali koşulu gerçekleşmemiştir. Danıştay’ın yerleşmiş içtihatları göz önünde bulundurulduğunda İdare Mahkemesi tarafından davanın reddine karar verilmesi gerekecektir. Bu durumda yürütmenin durdurulması kararı kendiliğinden ortadan kalkacaktır. 3. sonuç, İdare Mahkemesi’nin yürütmenin durdurulması kararının tek başına kuranın yenilenmesi suretiyle tekrarlanması fiili imkansızlık nedeniyle mümkün değildir.’ Biz bu mütalaaları iki farklı profesörden aldık.  Mütalaalarda hukuki olarak açılan davanın imkansız olduğu ve reddinin gerektiği çok açıktır. Mahkeme henüz karar vermemiştir ama vermesi gereken karar da ortadadır. Bu kararlar ortada dururken Valiliğin alelacele kura çekimine ilişkin bir karar vermesinin hiçbir yasal dayanağı yoktur. Öncelikle yürütmeyi durdurma kararına ilişkin tarafımıza infaz edilmiştir. Ben bunun gereğini yerine getirerek görevimi bıraktım. Yürütmeyi durdurma kararı tarafımızca uygulandı. Burada yapılması gereken iş, mahkeme kararının sonucunu beklemektir. Demokratik tepkilerimizi ortaya koymazsak bundan sonra yapılacak her adımdan sorumlu oluruz. Bütün CHP’lilerin verdiği oylardan sorumlu oluruz. Ben bütün halkımızın bu davadan rahatsız olduğunu düşünüyorum. Süreci sonuna kadar karşı koyacağız ve direneceğiz Mahkeme kararına saygılıyız ama hukuksuzluğa asla saygımız yok” dedi

Reklam
Reklam

YORUMLAR

  • 0 Yorum