Reklam
Reklam
Reklam

Taha Akyol'un oğlunu dolandıran şüpheliler hakkında iddianame hazırlandı

Gazeteci-Yazar Taha Akyol'un oğlunu dolandıran 3 şüpheli hakkında yürütülen soruşturma tamamlandı. Hazırlanan iddianamede müşteki Ahmet Ertuğrul Akyol'un avukatı aracılığı ile...

Taha Akyol'un oğlunu dolandıran şüpheliler hakkında iddianame hazırlandı
07 Aralık 2020 - 15:30
Gazeteci-Yazar Taha Akyol'un oğlunu dolandıran 3 şüpheli hakkında yürütülen soruşturma tamamlandı. Hazırlanan iddianamede müşteki Ahmet Ertuğrul Akyol'un avukatı aracılığı ile şikayetinden vazgeçtiği belirtilirken, şüphelilerin değişen oranlarda 5 yıla kadar hapisle cezalandırılması talep edildi.
Gazeteci-Yazar Taha Akyol'u arayarak hesaplarının FETÖ'nün eline geçtiğini söyleyen ve oğlu Ertuğrul Akyol'u dolandıran şüpheliler hakkında iddianame hazırlandı.
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianamede, Taha Akyol ve oğlu Ahmet Ertuğrul Akyol müşteki olarak yer aldı.
İddianamede ifadesine yer verilen müşteki Ahmet Ertuğrul Akyol kendisini arayan bir erkek şahsın FETÖ'ye yönelik bir operasyon yaptıklarını söylediğini anlatarak, "Hemen evden çıkarak dediklerini yapmamı istediler. Operasyonla ilgili delillerin beni gösterdiğini ve yardımcı olmam halinde suçlu durumundan kurtulacağımı söylediler. Hesabımdan 50 bin dolar çekmem halinde örgüt üyelerinin deşifre olduğunu düşünüp kaçacaklarını daha sonra ise görevli bir timin yanıma geleceğini ve operasyondan kimseye bahsetmemem gerektiğini aktardılar. Bu esnada sürekli beni oyaladılar telefonu kapatamadım ve baskı yaparak korkuttular. Telefonda konuşarak poşet içerisine koyduğum 43 bin doları bir erkeğe verdim. Ardından polisler geldi ve dolandırıldığımı söyledi" şeklinde konuştu.
Müşteki Akyol 21 Eylül tarihli ifadesinde olayın şoku ile verdiği paranın miktarını hatırlamadığını ancak banka dekontlarında 10 bin dolar ile 320 bin 360 TL'yi kendisini dolandıran şahıslara elden verdiğini söyledi.
Müşteki Taha Akyol ise kendisini arayan bir şahsın FETÖ operasyonu yaptığını söylediğini beyan ederek "Telefonu sürekli açık tutarak yasal mercilere ve polise haber vermemi engellediler. Aralarında birbirlerine sürekli olarak savcım komiserim diye hitap ettiler. Beni savcı bey ile görüştüreceklerini biri ile konuşmam halinde operasyonun bozulacağını ve hesaptaki parayı oğlum Ertuğrul Akyol'un hesabına aktarmamı istediler. Bunu yapamayacağımı ve oğlumla görüşmek istediğimi söyledim. Telefondaki şahıs, savcı ile görüşeceğini ve 10 dakika sonra dönüş yapacağını söyledi. 10 dakika sonra oğlum 'baba ben iyiyim bir şeyim yok' dedi. Benden hesabımdaki blokeyi kaldırmamı istediler. Ben savcıya gideceğimi söylediğimde ise beni bir daha aramadılar" şeklinde konuştu.
Görüntüler üzerinde yapılan incelemede, 16 Eylül'de müşteki Ahmet Ertuğrul Akyol ile buluşan şahsın şüpheli Engin Kaya olduğu, diğer şüpheli Ersin Deli'nin Engin Kaya'yı takip ettiği, Engin Kaya'nın elinde beyaz bir poşetle yürüdüğü ve beraber hareket ederek kamera açısından çıktıklarının tespit edildiği açıklandı. 17 Eylül tarihli canlı teşhis tutanağına göre müşteki Ahmet Ertuğrul Akyol'un, Engin Kaya isimli şahsı kesin olarak teşhis ettiği ve şüphelilerden Halil Beyret'in üzerinde bulunan bin 865 TL'nin ise şüpheli Engin'in üzerinde çıkan paralarla birbirlerinin devamı olacak şekilde seri numaralara sahip olduğu belirtildi.
İddianamede ayrıca şüphelilerin telefonlarında yapılan incelemelerde, rehberde farklı numaralarla görüşmeler yapıldığı ve "ara, Şişli Etfal Hastane ve eleman no kirve" şeklinde mesajlar olduğunun görüldüğü, Engin Kaya'ya ait telefonda Whatsapp görüşmeleriyle farklı kişilere ait kimlik belgeleri ile çek fotoğraflarının bulunduğu tespit edildi.
3 zanlı da suçlamayı kabul etmeyerek olayla herhangi bir ilgilerinin olmadığını söylerken, şüphelilerden temin edilen 10 bin dolar ile 247 bin 400 TL ise 21 Eylül'de müşteki Ahmet Ertuğrul Akyol'a teslim edildi. İddianamede 13 Kasım tarihinde ise müşteki Akyol'un hesabına 73 bin TL'nin de yatırıldığına ilişkin makbuzu sanık tarafının sunduğu ve müşteki Akyol'un avukatının aynı gün verdiği dilekçe ile şikayetinden vazgeçtiği belirtildi.
İddianamede, şüphelilerin terör örgütü operasyonu yapıldığını belirterek ve kendilerine savcı, komiser izlenimi vererek müştekilerden para temin ettikleri ve birlikte suç işleme kastıyla hareket ederek 'nitelikli dolandırıcılık' suçunu işlediklerinin anlaşıldığı aktarıldı. Suçu teşekkül halinde işleyen şüphelilerin 4,5 yıldan 15 yıla kadar hapisle cezalandırılması istendi. Suç zararının iadesi ve şikayetten vazgeçilmesi nedeniyle etkin pişmanlık hükümleri uygulanması gerektiği de kaydedilen iddianamede, şüpheliler hakkında 1 yıl 6 ay ile 5 yıl arasında değişen hapis cezası talep edildi.
Tutuklu sanıkların yargılanmasına 27 Ocak'ta 2021 tarihinde başlanacak.
Reklam

YORUMLAR

  • 0 Yorum