Tehlikeli Kadın mı ? Evet Olabiliriz Aslında..


Tehlikeli Kadın mı ? Evet Olabiliriz Aslında..



Ne tuhaftır ki olup biteni sorgulayan, hayır diyebilen, talepleri ve beklentileri artan, bozulmuş sisteme baş kaldıran kadınlar ‘tehlikeli kadın’ olarak anılmaya başladı.

İlk yazıma denk gelmesi tesadüf müdür bilmem iki haftadır bekleyen trafik kaza rapor sonucum bugün sonuçlandı. Tam da beklediğim gibi karşı taraf yüzde 100, ben yüzde 0 kusurlu bulundum. Tabi ki önemli olanın bu olmadığı benim için de aşikar. Fakat burada değinmek istediğim konu kaza sonrası karşı tarafın ailesi tarafından geçmiş olsundan önce duyduğum ilk cümle kadınlara araba verende kabahat’ti. Evet maalesef İzmirin en gelişmiş yerinde yaşayan ve hallerinden anlaşıldığı kadarıyla maddi olarak kendilerini geliştirebilmiş bir ailenin algısı ilk olarak buydu. Oysa ki hatalı olan oğullarıydı ve bugün rapor ile de teyit edilmiş oldu.

Tabi ki de konu burada ki kadın ve tehlikeli kadın algısı. Ben nasıl oluyor da bazı algıların halen yıkılamadığını anlayamıyorum. Biz artık onlardan daha çok yollardayız, fabrikalardayız, sinemalardayız.. Oradayız buradayız. Peki biz beyinlerde halen nasıl arka taraftayız. Varlığımızın kabul edilebilmesi, hiç bir farkımızın olmayışı ne zaman tam olarak tüm akıllara aynı şekilde yerleşecek?

Ataerkil sistem mi dersiniz, kadının boyun eğiciliğinden kaynaklı mı dersiniz bilemem ama bir sınıflaştırma varsa bu bizim zekamızla, gücümüzle ya da herhangi bir konuda yetersizliğimizle ilgili değil. Benim bu konu da fikrim tehlikeli kadın olarak anılacak olsak bile biz olmak. Bize zorla yüklenmeye çalışılan zavallı kadın profillerinden sıyrılmak. Kendimiz olduğumuz sürece yapabildiklerimizi, becerilerimizi ve gücümüzü göstermekten çekinmediğimiz sürece zaten kazanacağız. Tıp ki benim kaza anında tüm hakaretlere susup bugün gördüğüm raporun sonucund hissettiğim kazanma gibi.