Depremzedeler o anları anlattı: "Yedinci katta oturuyorduk, bina üstümüze yıkıldı"

İzmir Büyükşehir Belediyesinin eski Hilton Oteli'nin 380 odasını depremzedelere açacağını açıklamasının ardından vatandaşlar binaya yerleşmeye başladı. Deprem sırasında...

Depremzedeler o anları anlattı: "Yedinci katta oturuyorduk, bina üstümüze yıkıldı"
16 Kasım 2020 - 18:37 - Güncelleme: 16 Kasım 2020 - 18:37

İzmir Büyükşehir Belediyesinin eski Hilton Oteli'nin 380 odasını depremzedelere açacağını açıklamasının ardından vatandaşlar binaya yerleşmeye başladı. Deprem sırasında torunlarının da yanlarında olduğunu söyleyen Türkan Mutlu, "Yedinci katta oturuyorduk. Bina üstümüze yıkıldı. Yedinci kattan ikinci kata kadar inmişiz" dedi.
İzmir Büyükşehir Belediyesi tarafından 380 odası depremzedelere açılan, geçmişte Hilton Oteller zincirinin işlettiği ve sözleşmesi bitince boşalttığı 5 yıldızlı otel binası ilk ailelerini misafir etmeye başladı. Yüzde 23,5'lik payı Büyükşehir Belediyesine ait olan 5 yıldızlı otel binasını üç aylık kullanıma açan büyükşehir, otel odalarındaki depremzedeler için üç öğün yemek de temin edecek.

"Yedinci katta oturuyorduk, bina üstümüze yıkıldı"
Odalarına ilk yerleştirilen ailelerden biri Mustafa ve Türkan Mutlu çifti oldu. Mustafa Mutlu 17 kişinin öldüğü Doğanlar Apartmanı'ndaki enkazdan çıkartıldıktan sonra iki ameliyat geçirdiği için ambulansla otele getirilirken, çift gördüğü konukseverlik karşısında gözyaşlarına hâkim olamadı. Deprem sırasında torunlarının da yanlarında olduğunu söyleyen Türkan Mutlu, "Yedinci katta oturuyorduk. Bina üstümüze yıkıldı. Yedinci kattan ikinci kata kadar inmişiz. Apartmandan ilk çıkanlardanız ancak eşim iki ameliyat geçirdi. Sekiz kaburga kırığı var. Daha hastaneden yeni çıktık sayılır. Ev bakıyoruz ama bulamadık. Bizi burada çok güzel karşıladılar, içimiz rahatladı. Çok teşekkür ederiz" dedi.
Deprem olduğunda İzmir dışında olan ama binaları ağır hasar gören Mustafa ve Gönül Kambur da, misafir edilen ailelerden bir diğeri oldu. İki oğullarıyla beraber odalarına yerleştikten sonra bu süreçte neler yaşadıklarını anlatan Mustafa Kambur, "Deprem sırasında küçük oğlum İzmir'deydi. Neyse ki o da spor salonundaydı. Bizim binamızın önündeki ve arkasındaki binalar yıkılmış. Bizim binamız da ağır hasar gördü. Eve giremedik. Takip eden günlerde sadece değerli eşyalarımızı almak için pencereden vinç yardımıyla beş dakika içeriye girmemize izin verildi" dedi.
Bu süre zarfında çadır kentte kaldıklarını söyleyen Kambur, "İzmir Büyükşehir Belediyesi barınmak için farklı seçenekler sundu. Uzundere'deki konutlara da yerleşebileceğimizi söyledi ancak bizim için iki üç aylık bir konaklama yeterli olduğu için burayı seçtik. Büyükşehir Belediyesi ve Bayraklı Belediyesi bu süreçte her aşamada bize çok destek oldu. Arama kurtarma çalışmalarından sonra barınma konusunda da AFAD ile beraber hep yanımızdaydı. Çadır kentte kurulan stantlarda yatak yorgandan giysiye, yemeğe kadar tüm ihtiyaçlarımız karşılandı" şeklinde konuştu.


YORUMLAR

  • 0 Yorum