Ankara Üniversitesi Yıldırım Beyazıt Tıp Fakültesi Profesör Doktor Aysun Bay Karabulut, nane türü bir bitki olan bu bitkinin özellikle kalp ve tansiyona yararlarını anlatarak, Türkiye'de kullanımının fazla olduğunu anlattı.
Akademisyen, geleneksel tıbbın birçok dalında limon otu kullanıldığını belirterek, Türkler arasında limon nanesi, limon otu, tatramba ve temre otu olarak da bilinen limon otu yapraklarının koruyucu özelliğinden dolayı solüsyon şeklinde kullanıldığını da ifade etti. Limonun Türkiye'nin farklı bölgelerinde çeşitli rahatsızlıklar için yaygın olarak kullanıldığını ve şunları söyledi: “Sakarya bölgesinde halk hekimliğinde depresyon ve migren tedavisinde, Kırklareli bölgesinde ise astım, kalp hastalıkları, diyabet, bronşit ve kanser tedavisinde kullanılıyor. Balıkesir, İzmir, Denizli, Uşak ve Kütahya yörelerinde mide hastalıkları, kalp hastalıkları, astım, karaciğer hastalıkları, akıl hastalıkları, hafıza kaybı, uyku getirme, sinir sistemini sakinleştirme, zihni açma, kalp hastalıklarında kullanılmaktadır. Tonik, kalp açıcı, kan temizleyici, şeker hastalığı, farenjit, ağrı (baş, diş, kulak) ve kulak çınlaması olarak kullanımı da vardır. Antalya ve İstanbul'da kanser tedavisinde kullanılırken, Çanakkale, Gaziantep ve Giresun'da daha çok kan şekerini düşürmek maksadıyla kullanılıyor. Çanakkale Ezine bölgesinin yaylalarından yapılan çayın da sabahları aç karnına içilerek kadınlarda yumurtalık hastalığını tedavi etmek için kullanıldığı tespit edilmiştir. Birçok deneysel çalışma ve klinik çalışma, limonun bilimsel ve ruhsal performansı artırdığını, anksiyete ve buna bağlı uykusuzluk, Alzheimer hastalığı, menopoz, düşük doz radyasyona bağlı oksidatif stres ve adet ağrıları gibi durumlarda etkili olduğunu göstermiştir. Ayrıca birçok in vivo çalışma, bitkinin antioksidan, analjezik ve antiinflamatuar aktivitelere sahip olduğunu ve bunların diyabetik nöropati tedavisinde faydalı olabileceğini göstermiştir. Tüm bunların yanı sıra dünyanın pek çok ülkesinde ilaç, parfümeri, kozmetik ve gıda endüstrilerinde limon otu kullanılmaktadır."
LİMON OTUNUN YARARLARI SAYMAKLA BİTMİYOR
Prof. Dr. Aysun Bay Karabulut, limon otunun stres ve mukustan kurtulmanın yanı sıra kalp hastalıklarına ve tansiyonu düşürmeye de iyi geldiğini ifade etti. Karabulut, limon otunun Orta Avrupa ve Akdeniz bölgelerinde yetişen nane türü bir bitki olduğunu belirterek, şöyle konuştu: "Oğlan otu olarak da bilinen Ballıbaba familyasına ait bitkiler, Orta Avrupa'da yayılış gösteren tek yıllık, iki yıllık ve çok yıllık bitkilerdir. Akdeniz ülkeleri ve Güney Alplerde yaygın olduğu gibi Türkiye'nin kıyı bölgelerinde de görülür. Limon otu türünün üç alt türü vardır. Officinalis limon kokuludur ve tıbbi ve diğer amaçlar için kullanılır. Bitkinin Latince adı Melissa, "arı yaprağı" anlamına geliyor. "Latince'de 'pençe' anlamına gelen 'Mel' isminin kökeni, bal açısından zengin olması nedeniyle arıların gıdası olarak kullanılan bir bitkidir." Profesör Doktor Karabulut, Yunan mitolojisinde akrep ve örümcek ısırıklarına karşı kullanılan bitkinin yapraklarından yapılan solüsyonun, Potasyum nitrit ile birlikte kullanıldığında mantar zehirlenmeleri ve şiddetli mide ağrılarında kısaca kullanıldığı söylenen Materia Medica'da kayıtlı olduğunu söyledi. Bu otun pekmez hâlinde kullanıldığında solunum kaslarını iyileştirir, tuzla birleştiğinde ise mide ve ülserleri iyileştirdiğini de ifade etti. Karabulut, Orta Çağ'da modern bilimin kurucusu ve doktorların lideri olarak bilinen El-Kanun Fiand't-Tıb adlı eserin yazarı İbn-i Sina'nın , limon otunun herkesi tedavi etmede etkili olduğunu belirttiğini, balgam tipi hastalıklar ve strese bağlı rahatsızlıkları iyileştirdiğini solunum sistemini sakinleştirdiğini, zihni tazelediğini, ağız kokusuna olumlu etkisi olduğunu vurguladığını ifade etti. Karabulut, limon otunun 7. yüzyılda Fas'ta kullanıldıktan sonra Avrupa'ya yayıldığını, Fransızca metinlerde limon otundan "yaşam iksiri" olarak söz edildiğini anlatıyor.
Akademisyen, geleneksel tıbbın birçok dalında limon otu kullanıldığını belirterek, Türkler arasında limon nanesi, limon otu, tatramba ve temre otu olarak da bilinen limon otu yapraklarının koruyucu özelliğinden dolayı solüsyon şeklinde kullanıldığını da ifade etti. Limonun Türkiye'nin farklı bölgelerinde çeşitli rahatsızlıklar için yaygın olarak kullanıldığını ve şunları söyledi: “Sakarya bölgesinde halk hekimliğinde depresyon ve migren tedavisinde, Kırklareli bölgesinde ise astım, kalp hastalıkları, diyabet, bronşit ve kanser tedavisinde kullanılıyor. Balıkesir, İzmir, Denizli, Uşak ve Kütahya yörelerinde mide hastalıkları, kalp hastalıkları, astım, karaciğer hastalıkları, akıl hastalıkları, hafıza kaybı, uyku getirme, sinir sistemini sakinleştirme, zihni açma, kalp hastalıklarında kullanılmaktadır. Tonik, kalp açıcı, kan temizleyici, şeker hastalığı, farenjit, ağrı (baş, diş, kulak) ve kulak çınlaması olarak kullanımı da vardır. Antalya ve İstanbul'da kanser tedavisinde kullanılırken, Çanakkale, Gaziantep ve Giresun'da daha çok kan şekerini düşürmek maksadıyla kullanılıyor. Çanakkale Ezine bölgesinin yaylalarından yapılan çayın da sabahları aç karnına içilerek kadınlarda yumurtalık hastalığını tedavi etmek için kullanıldığı tespit edilmiştir. Birçok deneysel çalışma ve klinik çalışma, limonun bilimsel ve ruhsal performansı artırdığını, anksiyete ve buna bağlı uykusuzluk, Alzheimer hastalığı, menopoz, düşük doz radyasyona bağlı oksidatif stres ve adet ağrıları gibi durumlarda etkili olduğunu göstermiştir. Ayrıca birçok in vivo çalışma, bitkinin antioksidan, analjezik ve antiinflamatuar aktivitelere sahip olduğunu ve bunların diyabetik nöropati tedavisinde faydalı olabileceğini göstermiştir. Tüm bunların yanı sıra dünyanın pek çok ülkesinde ilaç, parfümeri, kozmetik ve gıda endüstrilerinde limon otu kullanılmaktadır."









