Çocuk sahibi olmak isterken siroz olduğunu öğrendi

42 yaşındaki Nalin Asıg Kabul, evliliğinin ikinci yılında siroz olduğunu öğrendi. Kullandığı ilaçların yan etkileri sebebiyle bebek hayalini rafa kaldırmıştı.10 yıl bekledi,...

Çocuk sahibi olmak isterken siroz olduğunu öğrendi
14 Kasım 2020 - 08:48 - Güncelleme: 14 Kasım 2020 - 08:48

42 yaşındaki Nalin Asıg Kabul, evliliğinin ikinci yılında siroz olduğunu öğrendi. Kullandığı ilaçların yan etkileri sebebiyle bebek hayalini rafa kaldırmıştı.10 yıl bekledi, hastalığı kontrol altına alınıp çocuk sahibi olmak istediğinde yaşı ilerlemişti ve yumurta rezervleri tükenmişti. Tüp bebek tedavisiyle anne oldu.

Diyarbakır'da yaşayan 42 yaşındaki Nalin Asıg Kabul, evliliğinin ikinci yılında hamile kaldı fakat gebeliği 9'uncu haftada düşükle sonuçlandı. Hemşire olan Kabul'un düşük sonrası kusma, halsizlik ve ciltte sararma gibi şikayetleri oldu. Sağlık çalışanı olduğu için bu belirtilerin bir hastalığa işaret olabileceğini düşünüp tetkiklerini yaptırdı. Çıkan test sonuçlarıyla birlikte kendisine siroz teşhisi konuldu. Doktorlar, ''Ömür boyu ilaç kullanacaksın ve bu ilaçların oluşturacağı ciddi etkiler sebebiyle çocuk sahibi olmanı önermiyoruz'' dediler. Çocuk fikrini mecburi olarak rafa kaldırdılar ve 10 yıl boyunca beklediler. 10 yıllık süreçte yaşadığı sağlık problemine dair herhangi bir olumsuzluk gözlemlenmediği ve hastalığı kontrol altında tutulduğu için doktoruna danışarak tüp bebek tedavisi denemek istedi. Hastalığı dolayısı ile bekledikleri 10 yılda yaşı ilerlemişti ve 40'lı yaşlara adım atmıştı, buna bağlı olarak yumurtalık rezervleri tükenmek üzereydi. Görüşmek ve bilgi almak için Bahçeci Diyarbakır Tüp Bebek Merkezi doktorlarından Kadın Hastalıkları ve Tüp Bebek Uzmanı Op. Dr. Zeki Akkum'e ulaşan çifte kapsamlı bir değerlendirme yapıldı. Uygulanan tedaviyle birlikte Nalin Asıg Kabul, kızları 'Stran Eva'yı kucağına aldı.

Yaşanılan süreci Nalin Asıg Kabul ve Op. Dr. Zeki Akkum anlattı.

Kızını doğurduğu gün gördü ve 1,5 ay hastanede yattı
"Geçirdiğimiz 10 yıllık zorlu süreçte çocuk isteğimiz günden güne arttı, artık hayattan zevk almamaya başlamıştık, evlat edinmeyi bile düşünmüştük'' diyen Nalin Asıg Kabul, "Gebeliğim boyunca doktorumun da önerisiyle ilaçlarımı kullanmadım ve kullanmadığım için son aylarımda değerlerim çok yükseldi. Bebeğim 35 haftalık olarak dünyaya geldi, o çok sağlıklıydı ama ben doğum yaptığım günden itibaren 1,5 ay hastanede kaldım. Bebeğimi yalnızca doğumda gördüm. Her şeye rağmen anne olmak muhteşem bir duyguymuş, her zorluğa ve acıya değer. Tarifsiz bir mutluluk" şeklinde konuştu.

"İnandılar, ikna oldular ve karar verdiler''
Tedaviyi gerçekleştiren Op. Dr. Zeki Akkum,"Çift bize başvurduğunda başka merkezde transfer aşamasına bile ulaşamamış, yarım kalmış bir tüp bebek denemeleri vardı. Tedavi sürecinde yaşanan olumsuzluklardan ve kendilerine yapılamayan açıklamalardan ötürü çok umutsuz ve karamsarlardı. İlerleyen yaşla birlikte hem yumurta sayısında azalma hem de yumurta kalitesinde bozulma görülebileceği, gebelik elde edilse bile düşük ve doğumsal sakatlık riskinin bebekte kromozomal anomali riskini artırdığı; 42 yaş sonrası kucağa bebek alma şansının çok azaldığı, 2013 ten beri ilk tüp bebek tedavisinin yapılmış olduğu İngiltere'de yaş sınırının 42 kabul edildiği anlatıldı. Yeni bir tüp bebek tedavisi başlama düşünceleri varsa kaybedecek tek bir aylarının bile olmadığı ve bir an önce karar vermeleri gerektiği söylendi. İnandılar, ikna oldular, karar verdiler ve şimdi dünya tatlısı Stran Eva anne-babasının kucağında'' diye konuştu.


YORUMLAR

  • 0 Yorum