Tedavi edilmeyen alerji ölümcül olabilir

Medical Park Gaziantep Hastanesi, İmmünoloji /Alerji Hastalıkları ve İç Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Tuğba Songül Tat, alerji ile ilgili uyarılarda bulunarak, tedavi edilmeyen alerjinin...

Tedavi edilmeyen alerji ölümcül olabilir
13 Kasım 2020 - 17:33 - Güncelleme: 13 Kasım 2020 - 17:33

Medical Park Gaziantep Hastanesi, İmmünoloji /Alerji Hastalıkları ve İç Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Tuğba Songül Tat, alerji ile ilgili uyarılarda bulunarak, tedavi edilmeyen alerjinin ölümcül olabileceğini ifade etti.
Uzman Doç. Dr. Tuğba Songül Tat, sık tekrar eden enfeksiyonların bağışıklık sisteminde bir sorunun habercisi olabileceğini belirterek, "Bağışıklık bilimine İmmünoloji ismi verilmektedir. İmmün sistemimizin ana görevi, bizi zararlı mikroplardan korumaktır. Bu immün sistemimiz çeşitli hücre ve proteinlerden oluşmaktadır. Bu hücre ya da proteinlerde herhangi bir sorun olduğu zaman, bu bizim karşımıza genellikle sık tekrarlayan enfeksiyonlar ile gelmektedir. Bağışıklık sistemindeki sorunun nerede olduğuna ve derecesine bağlı olarak hastalarda gördüğümüz klinik de değişkenlik göstermektedir. Bir kişide sık tekrarlayan üst solunum yolu enfeksiyonları, yani boğaz iltihabı, kulak iltihabı, sinüzit gibi enfeksiyonlar; alt solunum yolu enfeksiyonları, uygun tedaviye rağmen geç düzelen enfeksiyonlar, alışılmışın dışında bir mikrop ile enfeksiyon geçirme durumu, hayati tehdit eden bir enfeksiyonun varlığı durumlarında, ciltte ya da iç organlarda apse oluşumunda, lenf bezleri ve dalak büyümesi olduğu durumlarda mutlaka bağışıklık sisteminde bir sorun olabileceği akla gelmelidir. Bu hastalar bağışıklık sistemi yetmezliği açısından detaylı olarak araştırılmalıdır. Bu hastalara ne kadar erken tanı konulup, etkin tedavi edilirlerse, hayat kaliteleri o kadar artmakta ve o derecede hayata tutunabilmektedirler" dedi.
Doç. Dr. Tuğba Songül Tat, immünoloji alerjik hastalıkların günümüzde çok sık görüldüğünü hatırlatarak, alerjinin zararlı olmayan bir maddeye karşı bağışıklık sisteminin beklenenden daha güçlü tepki vermesi durumu olduğunu ifade etti. Alerjinin tedavi edilmemesi durumunda ölümcçül olabileceğini vurgulayan Tat, "Alerjik hastalıklar birçok organ ve sistemi etkileyip, hastanın yaşam kalitesini azaltabilmekte iken, bazı durumlarda da hayati tehdit eden reaksiyonlar da görülebilmektedir. Sık gördüğümüz alerjik hastalıkları alerjik rinit yani saman nezlesi, astım, alerjik konjuktivit, deri alerjilerinden ürtiker yani kurdeşen, dabaz, kontakt dermatit, atopik dermatit, ilaç ve besin alerjileri, arı alerjileri olarak söyleyebiliriz. Alerjik rinitte hapşırma, burunda tıkanıklık, akıntı, geniz akıntısı, damak kaşıntısı sık gördüğümüz belirtiler olup, bazı hastalarda gözlerde kaşıntı, yanma, batma, kızarma ile giden alerjik konjuktivit dediğimiz hastalık ile de birlikte olabilmektedir. Astım da hem yaşam kalitesini azaltması hem de hayatı tehdit eden bir durum olması nedeniyle çok önemli bir alerjik hastalıktır. Günümüzde bu alerjik hastalıkların tedavisinde çok tedavi seçenekleri mevcuttur. Alerjen immünoterapi yani aşı tedavisi, hap, sprey, inhaler tedaviler ve biyolojik ajanlar başarı ile kullanılabilmektedir" şeklinde konuştu.
"Cilt hastalıkları da alerji ile bağlantılıdır"
Doç Dr. Tat, cilt alerjik hastalıklarından da en sık görülen ciltte kaşıntı, yanma, batma, kızarıklık, kabarıklık ile giden ürtiker, yani kurdeşen, dabaz denilen hastalık olduğunu kaydederek, "Ürtiker bazı hastalarda cilt altında şişlik ile giden anjioödem ile birlikte olabilmektedir. Yine kontakt dermatit, atopik dermatit sık görülen alerjik hastalıklardandır. Hayatı tehdit eden cilt altında şişlik ile karakterize herediter anjioödem denilen hastalığı da bu grupta sayabiliriz. Besin alerjileri de çocukluk çağında daha fazla görülmesine rağmen erişkin yaşta da görülebilmektedir. Arı alerjileri ve ilaç alerjileri, ani ölüme sebep olabilmesi nedeniyle bizim için çok önemli olan hastalıklarımızdandır. İmmünolojik ve alerjik hastaların detaylı değerlendirilmesi, doğru ve erken tanı konulup, uygun tedavi planlamasının yapılması, hastaların yaşam kalitesinin artması, hastalığın ilerlemesinin durdurulması ve de hayatı tehdit eden bir durumla karşılaşılmaması açısından çok önemlidir'" diye konuştu.


YORUMLAR

  • 0 Yorum