Reklam
Reklam
Reklam

Serdar Aksoy için hazırlanan fezleke'de dikkat çeken detaylar

Menemen Belediye Başkanı Serdar Aksoy hakkında hazırlanan “zimmet” fezlekesinin ayrıntılarında önemli bilgiler yer aldı. Menemen Cumhuriyet Savcısı Ömer Faruk Özkaya imzalı fezlekede hurda işine odaklanılırken olayların gelişimi ve kişilerin pozisyonları adım adım anlatıldı.

Serdar Aksoy için hazırlanan fezleke'de dikkat çeken detaylar
03 Şubat 2021 - 15:11 - Güncelleme: 03 Şubat 2021 - 15:15

Serdar Aksoy için hazırlanan fezleke'de dikkat çeken detaylar
 

Özel Haber / Menemen Belediye Başkanı Serdar Aksoy’un tutuklanmasına neden olan hurda işiyle ilgili hukuki süreç devam ediyor. İddianame ve mahkeme sürecinin yaşanacağı önümüzdeki günlerde ilk işlem tamamlandı. Menemen Cumhuriyet Savcılığı hazırladığı fezlekeyi Karşıyaka Cumhuriyet Başsavcılığı’na gönderdi.

Sadece hurda satışının incelendiği fezlekede hurda satışının ilk aşaması “Bornova’daki İlk Buluşma” olarak kayıtlara geçti. Buraya ilişkin değerlendirmede, “Oğuzhan Yar’ın (İYİ Parti İzmir Gençlik Politikalarından Sorumlu İl Başkan Yardımcısı) Menemen Belediyesi’ne ait hurdaların satımı konusunda önceden tanıdığı Fedai Kurt'u (hakkında yakalama kararı bulunuyor) arayarak hurda işini almak isteyip istemediklerini sorması üzerine; Fedai Kurt'un ve Gamze Yıldız'ın(şu anda tutuklu) İzmir Bornova'da bulunan bir restoranda hurda işini görüşmek üzere Oğuzhan Yar ile buluştukları, buluşmada Oğuzhan Yar'ın hurdaları teslim edecek belediye çalışanları ile kendilerini tanıştıracağını beyan ettiği, buluşmaya sonrasında Tarkan Fikret Çalık'ın (İYİ Parti İzmir Büyükşehir Belediye Meclis Üyesi-tutuklu) da dahil olduğu, Gamze Yıldız ve Fedai Kurt'un Tarkan Fikret Çalık'ı belediye çalışanı olarak bildikleri, bu buluşmada hurdaların tonunun 1000 TL karşılığında satılacağı konusunda anlaşmaya varıldığı, Tarkan Fikret Çalık'ın bu toplantıya yanında kayınbiraderi olan Mustafa Çama ile birlikte geldiği, görüşmeden hurda satımı konusunda anlaşarak ayrıldıkları” bilgilerine yer verildi.

“Bornova’daki Diğer Görüşmeler” kısmında anlaşma sonrasında Yar ve Çalık’ın belediye başkanı imzalı yetki belgesini temin edebileceklerine ilişkin beyanda bulunduğu anlatıldı.

“Menemen’deki Görüşme” adı altında yapılan değerlendirmede savcılık; “Buu” isimli kafede yeni bir buluşmanın gerçekleştiğini ifade ederken buradaki toplantıya Yıldız, Kurt, Çalık ile birlikte Teoman Tuna (Satınalma Müdürü) ile Gazi Koşum’un (Fen İşleri Müdür Yardımcısı) katıldığını vurguladı. İki ismin de belediye başkanı imzalı yetki belgesinin temini konusunda garanti verdiği anlatılırken öncelikle bu işi yapmadan önce 50.000 TL ile 100.000 TL arasında nakit para istedikleri, Gamze Yıldız'ın ve Fedai Kurt'un bu parayı veremeyeceklerini söylemeleri üzerine, Teoman Tuna’nın ve Gazi Koşum'un para konusunda ısrar ettikleri, kendilerine "bu parayı acil ödeyin başkan bekliyor" dedikleri, parayı elden verme konusunda ısrarcı oldukları, Yıldız ve Kurt’un banka hesap numarası istemeleri üzerine kendilerine belediyeye ait Menaş isimli şirketin hesap numarasını verdiklerini, ancak daha sonrasında bu hesaba bloke konulabileceğini,  parayı tekrar elden vermelerini söyledikleri, Yıldız ve Kurt’un her kamyon çıkışında kantarda ölçümler yapıldıktan sonra ne kadar tutuyorsa parayı o sırada vereceklerini beyan ettikleri ve bu şekilde anlaşmaya vardıkları” anlatıldı.

Savcılık “Hurdaları Teslim Alacak Kişilerle Çiğli’de Yapılan Görüşme” kısmında ise belediye şantiyesinden sonraki işlem olan satışlarla ilgili Fikri B. ve Zeki T. İle görüşmeler yapıldığını anlattı.  Belediyenin hurdaları olduğu bilinen görüşmede anlaşmaya varıldığı ve Zeki T’nin nakliye araçlarıyla vincinin de bu çalışmada kullanıldığı dile getirildi.

EN KRİTİK NOKTADA NE OLDU?
Menemen’de olayların başından bu yana en tartışmalı konular arasında yer alan “yetki belgesi imzası” konusunu da savcılık ayrıntılını olarak anlattı. Belediye Başkanı Serdar Aksoy’un savcılık sorgusunda ve mahkemede de “sahte imza kullanılmış” dediği evraka ilişkin yapılan değerlendirmede şu cümleler yer aldı:

“Gamze Yıldız'ın ve Fedai Kurt'un Menemen Belediyesine ait Koyundere Şantiye alanına geldikleri, burada Gazi Koşum ile görüştükleri, Gazi Koşum'un burada Gamze Yıldız'a imzasız ve kaşesiz bir yetki belgesi verdiği, Gamze Yıldız tarafından bu yetki belgesinin kabul edilmemesi üzerine, Gamze Yıldız'ın ve Gazi Koşum'un birlikte Menemen Belediyesine gittikleri, gittikleri saatin mesai saatleri içerisinde bir zaman dilimi olduğu, Menemen Belediyesi’nde kendilerini Teoman Tuna'nın karşıladığı, Tuna’nın odasında yetki belgesi hazırladığı, ‘belgeyi başkana imzalatacağım’ diyerek üst kata çıktığı, üst katta düzenlenen yetki belgesinin ‘Belediye Başkanı Serdar Aksoy'a ait kendisinin bilgisi dışında kullanılamayan’ imza kaşesi olarak tabir edilen kaşe ile imzalanarak Teoman Tuna tarafından Gamze Yıldız'a elden teslim edildiği, Gamze Yıldız ve Gazi Koşum'un yetki belgesiyle belediyeden ayrılarak şantiye alanına döndükleri ve burada hurdaların nakliyesi işlemlerine başlanıldığı”

CİNAYET GİBİ OLUR!
Savcılık “Kahve Center Görüşmesi” ve “Hurdaların Nakliyesinin Ardından Yapılan Görüşme” olarak da olayları sıralarken bazı isimlerin ifadelerine ve anlatımlarına da yer verdi.  Savcılık kayıtlarında olaya ilişkin açıklamalar da şöyle yer aldı:

“Sevkiyatın yapılmasının ardından Gazi Koşum ve Teoman Tuna ile Gamze Yıldız ve Fedai Kurt'un görüştüğü, sevkiyattan sonra Gazi Koşum ve Teoman Tuna ile yaptıkları görüşmede; Gazi Koşum ve Teoman Tuna'nın bu sevkiyatın devamında şantiye alanında bulunan otobüs ve araçların alımının yapılması konusunda kendilerine ısrar ettikleri, Gamze Yıldız ve Fedai Kurt'un bu araçların şaselerinin envantere kayıtlı olabileceklerini düşünerek endişeye kapıldıkları ve bu sebeple tekrar alış verişe devam etmedikleri, Tuna ve Gazi Koşum’un bu araçların belediye envanterinde kayıtlı olmadığını kendilerine söylemelerine rağmen kendilerine güvenmedikleri, Bu konu hakkında Ali Kamalı'nın da ifadesinde söylemiş olduğu gibi Teoman Tuna ile Serdar Aksoy arasında yapılan telefon görüşmesinde Serdar Aksoy'un "her şeyi satın bana para getirin" dediğinin Gamze Yıldız tarafından duyulduğu, Gamze Yıldız ve Fedai Kurt'un araçları alamayacaklarını, bunun cinayet gibi bir suç olduğunu Gazi Koşum ve Teoman Tuna'ya söyledikleri, daha sonrasında kimsenin Gamze Yıldız veya Fedai Kurt ile iletişime geçmedikleri, kendilerinden bir geri ödeme talep edilmediği, kendilerine herhangi bir kamu zararı oluştuğu yönünde bildirim yapılmadığı”

ŞANTİYEDE KİMLER VARDI?
Savcılık “Hurdaların Nakliyesi Aşaması” olarak adlandırdığı kısımlarda birçok ismin görevini ve ne yaptığını tanımladı. Nakliye boyunca şantiyede bulunan kişilerin kamera görüntülerinin de kayıtlara geçtiği vurgulandı.  Ali Kamalı'nın ve Mehmet Çakmak'ın teslim ettiği görüntüler dışında, nakliye işlemi sırasında yüklemesi tamamlanan kamyonların tartımı tamamlandıktan sonra ücretinin Gamze Yıldız ve Fedai Kurt tarafında araç içerisinde Gazi Koşum’a elden teslim edildiği bilgisine yer verildi.

“Suçun örtbas etme aşamaları” olarak nitelendirilen kısımlarında “gerçeğe aykırı beyan tutanakları düzenlendiği” anlatılırken Belediye Başkan Yardımcısı Mehmet Çakmak’ın, Belediye Başkanı Serdar Aksoy tarafından görevlendirildiği, olayı soruşturmaya başladığı, sonrasında ise görevinden alındığı anlatıldı. Yine, Mehmet Or isimli belediye şantiye amirinin duruma ilişkin tespitlerini yetkili makamlara anlatmasına rağmen itibar edilmediği dile getirildi.Menemen Belediyesi Muhasebe Müdürü Nagihan Karaca, Belediye Şantiye Amiri Kenan Yaşatürk, Satın Alma Müdürü Teoman Tuna, Belediye Başkan Yardımcısı Mehmet Cin tarafından ortak tutulan ve ayrı ayrı imzalanan tutanakta, “Hurdaların belediyeye ait olmadığı, hiçbir şekilde belediye tarafından yazılmış bir yazı bulunmadığı, görüntülerin Ali Kamalı tarafından belediyeyi zan altında bırakmak için düzmece görüntüler olduğu" ifadeleri yer aldı.

PROF. DURAN BÜLBÜL VE AYŞE ZÜBEYDE AYDIN AYRINTISI!
Savcılık, Menemen Belediyesi’nde hurda işinin ortaya çıkması ve duyulması üzerine olayla ilgili geçmiş tarihli evraklar düzenlendiğinin tespit edildiğini anlattı.  Yapılan değerlendirmede şu ifadelere yer verildi:

“Memet Çakmak tarafından yapılan araştırma neticesinde hurda satışı konusunda usulsüzlük yapıldığı hatta belediyeye ait araçların da hurdalar ile birlikte satışının yapıldığı tespitlerini içeren rapor düzenlendiği, Memet Çakmak'ın raporu Belediye Başkanı Özel Kalemi Kubilay Akdemir’e sunduğu, ancak raporun bizzat belediye başkanına sunulması gerekçesiyle kabul edilmediği, Memet Çakmak'ın raporu Belediye Başkanı Serdar Aksoy'a teslim ettiği, raporun ekinde şantiye alanından çekilen görüntülerin olduğu flash belleğin bulunduğu, flash belleğin Serdar Aksoy'un bilgisayarında açılmadığı, flash belleğin teslim edilmesinin Serdar Aksoy tarafından kendisinden istenildiği ancak flash belleği sadece teslim tutanağıyla vereceğini ifade ettiği, flash bellekteki görüntülerin silinebileceğini düşünerek flash belleği teslim etmeyerek Serdar Aksoy'un yanından ayrıldığı, birkaç dakika sonra Kubilay Akdemir tarafından Belediye Başkan Yardımcısı Mustafa İlhan'ın (tutuklu)odasına çağırıldığı, buradaki görüşmede Kubilay Akdemir'in kendisine Serdar Aksoy'un sistemde yüklü olan raporu geri çekmesini kendisinin de görevlendirme yazısını geri çekeceğini bildirdiği, görüşmede bulunan Menemen Belediyesine danışmanlık veren Prof. Dr. Duran Bülbül isimli kişinin Memet Çakmak'a “zaten başkanı indirmek için fırsat kolluyorlar bizim ne gerekiyorsa yapmamız lazım eğer bunu yapmazsak başkanın yapılan tespitleri Cumhuriyet Başsavcılığına bildirmesi gerekiyor, o zaman da sıkıntı yaşar, onun için bizim evrakı geri çekip yapılması gerekenleri yapmamız gerekiyor" dediği, Memet Çakmak'ın bunu kabul etmediği, Duran Bülbül'ün raporun bir örneğini istediği, Memet Çakmak tarafından raporun bir örneğinin Duran Bülbül'e vererek odadan ayrıldığı”

Savcılık, olaya ilişkin bir senaryo yazılarak geçmiş tarihli işlemlerin kayıtlara geçirilmeye çalışıldığını anlattı. Yapılan tespitlerde, “Soruşturmaya konu hurdaların ve belediyeye ait araçların şantiye alanın temizlenmesi için anlaşılan Sare Geri Dönüşüm San. Tic. Ltd. Şti. tarafından temizlik sırasında sehven götürüldüğü, usulsüzlüklerin basına yansıma üzerine sorumluların tespitine yönelik araştırmalar yapıldığı, araştırma neticesinde Sare Geri Dönüşüm San. Tic. Ltd. şirketinin sorumlu olduğunun tespit edildiği, Sare Geri Dönüşüm San. Tic. Ltd. Şti. yetkililerince kendilerine başvurularak kamu zararına sebep oldukları ve bu zararı karşılamak istediklerini beyan ettikleri, kendilerinin de kamu zararını hesaplayarak şirketten tahsil ettikleri, tüm bu belgeleri belediyeye avukatlık hizmeti veren Av.Ayşe Zübeyde Aydın'a vererek hukuki mütalaa istedikleri, Av.Ayşe Zübeyde Aydın'dan hurdalarla taşınmasında suç oluşmadığı bu yüzden suçu bildirmeme sorumluluklarının doğmayacağı şeklinde mütalaa alarak kendilerine ileride yöneltilebilecek suçlamalara karşı sağlama almaya çalıştıkları, tüm bu senaryonun 21-22-23 Şubat 2020 tarihlerinde Koyundere Şantiye alanın temizliğinin Sare Geri Dönüşüm San. Tic. Ltd. Şirketine yaptırılmasına dayandığı, bu tarihlerde temizlik yaptırıldığına dair Menemen Belediyesi’nde herhangi bir bilgi belge, sözleşme, hak ediş, bulunmadığı, şirket yetkilisi Gazi Yıldırım'ın Menemen Belediyesi’yle herhangi bir iş yapmadıklarını beyan ettiği, kaldı ki 21-22-23 şubat 2020 tarihlerinde Sare Geri Dönüşüm San. Tic. Ltd. Şirketi tarafından herhangi bir iş ve işlem yapılmasının da mümkün olmadığı çünkü adı geçen firmanın ticaret sicil kayıtlarına göre 28.08.2020 tarihinde kurulduğu, yani Sare Geri Dönüşüm San. Tic. Ltd. Şirketi hurdaların nakledildikleri tarihte var olmayan bir şirket olduğu” bilgilerine yer verdi.

Öte yandan savcılık; Menemen Belediyesi’nin hesaplarına yatırılan 190 bin TL kamu zararı adı altındaki paranın olayı kapatmak amacıyla geriye dönük olduğunu, söz konusu hurdaya gönderilen 16 temizlik aracı ve 3 iş makinasının parçalandığını, kişiler arasındaki para trafiğinin bulunduğunu vurguladı.

Belediye Başkanı Serdar Aksoy ile ilgili tespitlerde, “31 Mart 2019 yerel seçimlerinden önce gelen eft/havale ve ödemelerinin Toplam 66.000 TL + 27,24 Euro iken, 31 Mart 2019 yerel seçimlerinden sonra hesaba gelen eft/havale ve ödemelerin toplam 2.380.570 TL + 5.427,24 Euro olduğunun tespit edilmesi ile alakalı, hesabına yatırılan paraların, kendisine borcu olan şahısların gönderdiği, ayrıca iş adamı olduğundan dolayı borç ve destek amaçlı gönderilen paralar olduğunu beyan ettiği” cümleleri yer aldı.

Ayrıca, soruşturmada kilit noktada yer alan İYİ Partili Tarkan Fikret Çalık, Gökhan Uzun, Muharrem Çama ve Mustafa Çama’nın akrabalık ile iş ilişkilerine de savcılık geniş yer verdi. Asteria Temizlik Malzemeleri Gıda Turizm. Ltd. Şti ve Çama İnşaat Tekstil Gıda San. Tic. Ltd. Şti. üzerinden de temizlik malzemeleri ve parke taşı sattıkları anlatıldı. Şantiye ziyaretleri ve hurdaların taşınması konularındaki görüntülerine ilişkin ise savcılık, “Her ne kadar şüpheli alınan ifadesinde hurdaların nakliyesi sırasında olay yerinde bulunmasını kilit parke taşlarına bakma nedeniyle olduğunu beyan etmiş ise de; oğlu ve damadının hurdaların nakliyesini yapan kişiler ile birlikte hareket ettiği, hurdaların nakliyesinden haberinin olmamasının hayatın olağan akışına aykırı olduğu, kendisinin de olay tarihinde şantiye alanına menfaat beklentisiyle geldiği, hurdaların nakliyesini takip ettiği” tespitine yer verdi.


Reklam

YORUMLAR

  • 0 Yorum