İzmir Menemen Belediye Başkanı Serdar Aksoy'a Terör Örgütü Propagandası yapmak suçundan soruşturma açıldı

Menemen Belediye Başkanı Serdar Aksoy hakkında “terör örgütü propagandası yapmak” suçundan soruşturma açıldı. Menemen Cumhuriyet Savcılığı’nın CHP ilçe kongresinde yapılan konuşmaya istinaden yürüttüğü soruşturmada hazırlanan fezleke İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı’na gönderildi.

İzmir Menemen Belediye Başkanı Serdar Aksoy'a Terör Örgütü Propagandası yapmak suçundan soruşturma açıldı

Menemen Belediye Başkanı Serdar Aksoy hakkında “terör örgütü propagandası yapmak” suçundan soruşturma açıldı. Menemen Cumhuriyet Savcılığı’nın CHP ilçe kongresinde yapılan konuşmaya istinaden yürüttüğü soruşturmada hazırlanan fezleke İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı’na gönderildi.

İzmir Menemen Belediye Başkanı Serdar Aksoy'a Terör Örgütü Propagandası yapmak suçundan soruşturma açıldı
26 Haziran 2020 - 14:24

İzmir Menemen Belediye Başkanı Serdar Aksoy'a Terör Örgütü Propagandası yapmak suçundan soruşturma açıldı

Menemen Cumhuriyet Savcılığı Belediye Başkanı CHP’li Serdar Aksoy hakkında “Terör Örgütü Propagandası Yapmak” suçundan fezleke hazırladı.  İzmir Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü’nün de raporlarının yer aldığı dosya savcılığın kanaatinin ardından işlem yapılmak üzere İzmir Cumhuriyet Savcılığı’na havale edildi.

Başkan Aksoy hakkında soruşturma açılmasına, Ocak ayında CHP Menemen İlçe Başkanlığı kongresinde yaptığı konuşmanın neden olduğu belirlendi. Aksoy’un, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ı kast ederek söylediği iddia edilen, “Bir zat çıkıyor TV canlı yayınlarında soruyor. Siz kimsiniz diyor. Sen kimsin diyor. Biz kim miyiz? Söyleyeyim;  biz Cumhuriyet Halk Partilileriz. Biz vatanseverleriz. Biz düzgün babayız. Biz ‘dostun bir gülü bana yeter’ diyen Pir Sultan Abdal’ız. Biz Serez’in esnaf çarşısındaki Şeyh Bedrettin’iz. Torlak Kemal’iz. Biz Ege dağlarında Osmanlı zulmüne direnen Yörük Ali’leriz. Biz sürgündeki Nazım Hikmet’iz. Sürgündeki Yılmaz Güney’iz. Biz sürgündeki Ahmet Kaya’yız. Biz Eskişehir sokaklarında sopalarla dövülerek öldürülen Ali İsmail Korkmaz’ız.

Biz kim miyiz? Biz Sivas’ta, Maraş’ta katledilen canlarız. Biz Başbağlar’da katledilen insanlarız. Biz Uğur Mumcu’yuz, Bahriye Üçok’uz. Biz Kim miyiz? Biz Kızıldere’de öldürülen Mahir’iz. Biz kim miyiz? Biz Diyarbakır cezaevinde ser verip sır vermeyen İbrahim’iz. Biz kim miyiz? Biz; 6 Mayıs 1972 de altındaki sehpayı kendisi itekleyip şehit düşen Deniz Gezmiş’iz. Soruyor muhterem canlı yayınlarda ‘siz kimsiniz’ diye. Biz; Mustafa Kemalin askerleriyiz”  sözleri soruşturmanın dayanağı oldu.

Hakkında yapılan şikayetin üzerine işlem başlatan savcılık araştırma, tutanak ve o döneme ilişkin görüntülerin ardından yapılan analizler sonrasında Başkan Aksoy hakkında “fezleke” düzenledi. Menemen Cumhuriyet Savcısı tarafından hazırlanan ve İzmir Cumhuriyet Savcılığı’na havale edilen fezlekede Başkan Aksoy’un konuşmalarıyla ilgili detaylı açıklamalar yer aldı.

 

Savcılık; değerlendirmesinde şu ifadeler yer aldı:

“Şüphelinin 19/01/2020 tarihinde Menemen Belediyesi Düğün Salonu’nda gerçekleşen CHP Menemen İlçe Kongresi’nde yapmış olduğu konuşmasında silahlı terör Örgütü THKP-C ve TKP/ML’nin liderleri ve eylemlerini öven ifadelerin bulunduğu bu tür İfadelerin ifade özgürlüğü kapsamında kalıp kalmayacağını tartışmak gerekirse, müdahale kanunlarla (CMK 100 vd. ve TMK 7/2) düzenlenen ve Anayasanın ifade özgürlüğünün düzenlediği 26. Maddenin 2. Fıkrasındaki Milli Güvenlik Kamu Düzeni kapsamında bu ifadelere müdahale edilmesinin meşru olduğu,

Detayları dosya İçeriğinden de görülecek şüphelinin 19/01/2020 tarihinde Menemen Belediyesi Düğün Salonunda gerçekleşen CHP Menemen İlçe kongresinde yapmış olduğu konuşmada, bunun anında müdahalenin demokratik toplumda gerekli olup olmadığını tartışmak gerekirse şüphelinin 19/01/2020 tarihinde Menemen Belediyesi Düğün Salonu’nda gerçekleşen CHP Menemen ilçesinde yapmış olduğu konuşmanın örgüt liderlerini meşrulaştırmak sureti ile hu kişilerin ve destekçisi üyelerinin eylemlerini övmek ve desteklemek sureti ile şiddet çağrısı niteliği taşıyabileceği bu ifade ve eylemlerin demokratik bir toplumda korunmaması gerekliği hem Anayasa Mahkemesi hem Avrupa İnsan Haklan Mahkemesi kararlarında hüküm altına alındığı gözetildiğinde bu tür eylemler ifade özgürlüğü kapsamında korunmayacağı, Şüpheli Serdar Aksoy’un yukarıda açıklandığı THKP-C ve TKP/ML silahlı terör örgütlerinin kurucularını övmek suretiyle yasa dış silahlı terör örgütleri olan THKP-C ve TKP/ML terör örgütlerinin cebir, şiddet veya tehdit İçeren yöntemlerini meşru gösterdiği, övdüğü, bu yöntemlere teşvik etmek suretiyle propagandasını yaptığı, bu paylaşımların İçeriğinde, İltifat ve Övgü sözleri içeren kelimelerin kullanılmasıyla terör örgütü ve üyelerinin yüceltilmesi göz önünde tutulduğunda bu konuşmanın şiddete teşvik ve tahrik, terör eylemlerini haklı göstermek amacını taşıdığı, dosya içerişinde bulunan emniyet müdürlüğü yazısı ve dosya kapsamına göre şüphelinin konuşmaları içerisinde adı geçen Mahir Çayan’ın kurucusu olduğu THKP-CDevrimci YOL Devrimci Hareket-Devrimci Gençlik adlı silahlı terör örgütünün halen faal silahlı Örgütlerden olduğu, Öğrenci Kollektifleri adlı oluşumunda bu örgüt güdümünde hareket ettiği, konuşmada adı geçen kişilerin İlgili dönemlerde devletin güvenlik güçleriyle silahlı çatışmalara girdikleri, bu nedenle şüphelinin meşrulaştırma ve övgü içeren sözlerinin terör ve şiddeti teşvik edici nitelikte olduğu, Mahir Çayan’ın bahsi geçen örgütün kurucusu olarak örgüt ile bütünleşmiş olduğu, konuşmada adı geçen TKP/ML Terör örgütü ve sözde kurucusu olan ve Tunceli ili kırsal alanında silahı olarak faaliyet göstermekteyken çıkan çatışmada yaralı olarak ele geçirilen İbrahim Kaypakkaya’yı sözde lider olarak kabul eden, kurulmaları itibari ile çok sayıda eylemleri bulunan MLKP, MKP/HKO, TKP/ML-TiKKO KONFERANS, KP/İÖ olmak üzere TKP/ML felsefesini ve ideolojisini benimseyen ve devam ettiren terör örgütlerinin örgütsel faaliyetlerine silahlı olarak devam ettikleri, yerleşik Yargıtay içtihatlarının da bu yönde olduğu, bu sözlerin Avrupa İnsan Haklan Sözleşmesinin 10. Maddesi'ne göre ifade açıklaması olarak değerlendirilemeyeceği, anlaşıldığından yukarıda anlatılanlar Işığında ifade özgürlüğü olarak değerlendirilmesinin mümkün olmadığı anlaşılmakla şüphelinin eylemine uyan 3713 sayılı Kanunun 7/2. maddesi gereğince üzerine atılı THKP-C ve -TKP/ML silahlı terör örgütü propagandası yapmak suçunu işediği, eylemin şüpheli tarafından gerçekleştirildiği ele geçen ve yukarıda detaylandırılan delillerle de sabit olduğu, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamından anlaşılmıştır”



Kaynak: Ege'deSonSoz




YORUMLAR

  • 0 Yorum