Böyle bir kahvehane görülmedi

Kocaeli'de kahvehane işletmeciliği yapan 70 yaşındaki Hüseyin Tekin, pandemi sürecinde azalan işlerini arttırmak için aldığı balıklarla iş yerine dev akvaryum kurdu. Akvaryumda...

Böyle bir kahvehane görülmedi
18 Kasım 2020 - 09:58 - Güncelleme: 18 Kasım 2020 - 09:58

Kocaeli'de kahvehane işletmeciliği yapan 70 yaşındaki Hüseyin Tekin, pandemi sürecinde azalan işlerini arttırmak için aldığı balıklarla iş yerine dev akvaryum kurdu. Akvaryumda balıkların seyrine hayran kalarak çaylarını yudumlayan müşterilerin sayısı her gün artan işletmeci, balıklara ise evladı gibi bakıyor.
Kocaeli'nin Darıca ilçesinde yaşayan ve asıl mesleği berberlik olan 70 yaşındaki Hüseyin Tekin, emekli olduktan sonra kahvehane açarak burada müşterilerini ağırlamaya başladı. Tekin'in tarihi çınar ağacının olduğu bölgede bulunan kahvehanesi, pandemi döneminden olumsuz etkilenmesi sonrasında müşteri sayısında hızla azalma yaşamaya başladı. Bu durumdan rahatsız olan Tekin, müşterileri yeniden ekmek teknesine çekebilmek için farklı bir yöntem uyguladı. Kahvehanesini, diğer kahvehanelere göre farklı olarak tasarlayan Tekin, içeriye bir süs havuzu kurarak, koi balıklarından dev bir akvaryum oluşturdu. Balıkları ilk olarak kahvehaneye süs olarak koyan Tekin, daha sonra onları çok severek evladı gibi görmeye başladı. Tekin'in her sabah yem verip sohbet ettiği balıkları görerek çaylarını akvaryum karşısında yudumlamak isteyen müşterilerin sayısı ise her geçen gün arttı. Kahvehaneye gelen vatandaşlar, burada çocukların balıklar ve süs havuzuyla güzel vakit geçirebildiğini belirtirken, kendilerinin de bu esnada eşleriyle, dostlarıyla huzurlu bir muhabbet ortamı oluşturabildiklerini söylüyor.

"Ayakta durmaya çalışıyoruz"
Pandemi sürecinde işlerinin azalması sonrasında çözüm arayışına girdiğini ifade eden Hüseyin Tekin, "Asıl mesleğim berberlik zaten. Oğlum üniversite okuyordu, boş kalmamak için burayı kiraladım, belli yatırımlar yaptım. Pandemi dönemine kadar da işlerimiz güzeldi. Buraya güvenip, çocuğumuza ev aldık, evlendirdik Allah'a şükür. Fakat tabii pandemi süreci herkesi etkilediği gibi maalesef bizi de olumsuz etkiledi. Vak'alar düşeceğine hala artıyor. Kahvehanede de insanlar tavla oynayamadıktan sonra, gazete okuyamadıktan sonra, iki arkadaşıyla bir çay iki okey partisi yapamadıktan sonra neden gelsinler? Evlerinde oturuyorlar, tabii pandemiden de korkuyorlar. Bu sebepten dolayı biz kahvehaneci esnafı olarak çok etkilendik. Sağ olsun hükumetimiz bize bir yardımda bulundular. Tabii buranın 2 buçuk bin lira kirası var. 2 tane elemanım var, onları mağdur bıraksam olmaz. Çocuklara doğru düzgün bir para veremiyoruz, verdiğimiz 100 lira bir para. O 100 lirayla karınlarını bile kendileri doyuruyorlar. 2 eleman 200 liradan ayda 6 bin lira ediyor. Bunların sigortaları var. Bunun çayı var, ayranı var, limonu var. Belli bir masrafı var. Ayakta durmaya çalışıyoruz. İnşallah bu pandemi dönemini atlatacağız" dedi.

"Her gelen teşekkür etmiştir"
Balıkların kendileri için dinlendirici ve moral kaynağı olduğunu dile getiren Tekin, "Geliyoruz, dışarıya çıkma özgürlüğü olanlar, 65 yaş üzeri olmayanlar falan burada iki çay içiyor. Geliyoruz burada akvaryum bizim için büyük bir dinlendirici oluyor, moral kaynağı oluyor. Bu balıklar gerçekten insanların üzerinde çok etkili oluyorlar. Baya bir moral oluyorlar. Işıklı bir havuz yaptık. Ne yapalım? İnsanlar buraya torunlarını falan getiriyorlar. Torunlarına balıkları gösterirken 2 çay içiyorlar, biz de ekonomimizi döndürebilmek için böyle şeyler yapıyoruz. Kahvehaneyi seven bir insanım, bu işi severek yapan bir insanım. Müşterilerim böyle duvar seyredeceklerine böyle bir güzelliği seyretsinler diye düşünmüştüm ama bu pandemi sürecinde de bana faydası oldu. Dışarıdaki insanlar 'Burada akvaryumlu bir kahvehane varmış, gidelim iki çay içelim' diyorlar. Hem dinleniyorlar, hem çay içiyorlar veya bir kahve içiyorlar. Bir de teşekkür ediyorlar, her gelen teşekkür etmiştir. Çünkü burada dinlendiklerini fark ediyorlar. 'Ben de evime akvaryum yapacağım' diyenler oluyor. Birkaç arkadaş buradan görüp evine akvaryum yaptı. O şekilde akvaryum yapanlara buradan balık hediye ediyorum. Zaten çocuklar dedelerinin ellerinden tutup buraya getiriyor. Babalar çalıştığı için çocuklarla çok ilgilenemiyor. Bizde de burada bir yerlilik kültürü olduğu için torunlarına dedeler bakar. Biz torunu çocuklarımızdan daha çok severiz. Çocuklar burada suyla oynuyor. Bunları seyrederken benim kiram gelmiş, ne kadar borcum var, nasıl ödeyeceğim falan diye düşünmüyorum. Bu da bizi tabii bu yaşta kalp krizi gibi her türlü şeyden koruyor. Onun için insanlara tavsiye ederim; hiç olmazsa evlerinde ufak bir akvaryum olsun, balıklarla ilgilensinler" diye konuştu.

"Sıkıldığımız zaman torunumu alıp geliyorum"
Genellikle boş zamanlarını bu kahvehanede değerlendirdiklerini kaydeden Tamer Şası ise, "Güzel bir şey oldu, değişik bir şey oldu. Bizim için de güzel vakit geçirme anı oluyor. Geliyoruz, çayımızı içiyoruz, muhabbetimizi ediyoruz. Boş zamanlarımızda, sıkıldığımız zaman torunumu alıp geliyorum. O çok seviyor burayı. Balıkları görmeye, Hüseyin dedesini görmeye getiriyoruz. Onunla beraber muhabbet ediyoruz, çay içiyoruz. Genellikle boş zamanlarımız burada değerlendiriyoruz. Balıkların da tabii etkisi oluyor buraya gelmemizde. Onları burada seyrediyorum. Çayımızı, kahvemizi içiyoruz onlara karşı. Bunları burada gördükçe huzur buluyoruz. İnsan da huzur bulduğu yeri devamlı tercih etmeye çalışıyor" şeklinde konuştu.

"Biz burada kendimizi kendi evimizde gibi hissediyoruz"
Bu kahvehanede arkadaşlarıyla birlikte hoş vakit geçirdiklerini anlatan Tevfik Ateşkan da, "Hüseyin abim Darıca'da ve kahvehane kültüründe hep ilklere imzasını atmış bir abimizdir. Burası Darıca'nın çayının ve keyfinin en güzel olduğu kahvehanedir. Balıklar var, sular var, inanın biz burada kendimizi kendi evimizde gibi hissediyoruz. Şöyle bir şey var; insanlar da aynıdır, hayvanlar da. Hayvanlar da rahat ettiği yere gelir, insanlar da. Biz de burada kendi arkadaşlarımızla, biz bize hoş vakit geçiriyoruz. Burada fırsat buldukça, ben mesela cami çıkışında, namaz çıkışında torunum Zeynep'i alıp buraya getiririm. O da hep burayı ister. Balıkları gördüğü zaman seviniyor. Biz de burada oturup hoş muhabbet ediyoruz. Bizim öyle oyunla falan işimiz yok. Biz hasbelkader bir muhabbet olursa oturuyoruz. Muhabbet olmazsa evimize gideriz, zaten evimiz de yakın. Burayı, rahat olduğumuz için, biz bize olduğumuz için tercih ediyoruz" ifadelerini kullandı.


YORUMLAR

  • 0 Yorum